Kimi sevgiyi seçer, kimi kırmayı…
Kimi susmayı, suskunluğuyla anlaşılmayı; kimi söylemleriyle kendini anlatırken aslında kendini aldatmayı…
Kimi bir insanı kaybetmemek için elinden geleni yapar, kimi de kaybetmeyi göze alarak umursamamayı seçer.
Zamanla anlıyorsun; çok anlaşılmanın, çok anlatmakla ilgisi olmadığını.
açık cümlelerin bile duyulmadığı yada tek bir yutkunmayla tüm kalbini ortaya koymanın değeri sadece karşındakinin kalbindeki değerinde saklı olduğunu belki o an anlayamıyorsun ama zamanla bu gerçekten de kaçamıyorsun.
Hal böyle olunca, tabiki zamanla, insan kendini anlatmaktan vazgeçiyor.
Hak gördüğü gerçekliğiyle yüzleşmediğinden değil, uzak mesafede anlaşır olmayı seçiyorsun.
Neticede her insan kendine yakışanı yaşamak uğuruna tavrını belli ediyor. Buna da “bu hayat benim” diyebiliyor. 😉
koşullar ne olursa olsun kendi öz değerine sahip çıkabilen özel kişilere saygılarımla
İyi ki varız.
lizaçakır
