zamanın şartlarında belki birçok şey eksik olsa bile sevginin ve saygının asla eksilmediği bir ailede var olmak…hataların dünyanın sonu sayılmadığı, her yaranın sevgiyle sarılıp sarmalandığında daha az acı verdiğine inandırıldığın bir evde çocuk olmak…ve o çocuğu içinde hep yaşatabilmek.
okuyunca insanın yüzünde bir gülümseme bırakıyor, değil mi? yaşayınca da öyle…
böyle bir ailede büyüyen, hatalarıyla bile alkışlanan ve bir parçası hep çocuk kalabilen bir birey olarak şunu söyleyebilirim: sevgiyi, değer vermeyi, ilgiyi ve hoşgörüyü hayatı boyunca kıymet gösterdiğin her insanda aynı şekilde bulamayacağını; hatta Sevginin Yanlış Yerde Fazla Cömert Dağıtılmasının sonuçlarını sert deneyimlerle öğrenmiş olsam da benim dünyamda sevgi çok net bir tanıma sahip. bana özel bir dili var ve bende değerli. başkasında aynı değeri bulmayabilir, aynı takdiri görmeyebilirdi ki çoğu zaman görmedi:) . karşındaki insanın sevgi, saygı ve değer duyguları senin geçtiğin yollardan geçerek öğretilmedi, bu gerçeği her yutkunuşumda ezberlemek bana insanları anlamak zorunda olmadan da kabullenmeyi öğretti.
benim için sevmek; sevdiğinin hatasını da taşıyabilmek, hatta bazen onu alkışlamak, cesaret vermek, yeniden denemesi için yanında durmaktı. onu olduğu haliyle kabul edebilmekti. saygı göstermek ise çoğu zaman geri çekilmeyi, alan açmayı, bazen de sessiz kalmayı bilmekti. ama gördüm ki bunlar ; zayıflık, saflık ya da yetersizlik olarak okunabiliyormuş. ben nefes aldırmanın değerli olduğunu düşünürken, nefessiz yaşamaya alışmış biri için bu çok da kıymetli görünmeyebiliyormuş.
bence sevgi aynı bir çocuğa, balığı çok sevdiğin için ona sarılmak yerine sudan çıkarmadan camın diğer tarafından sadece seyretmesi gerektiğini öğretmek gibi öğretilmeli. bunu çok geç fark etmek insanı biraz hüzünlendiriyor tabiki kim bilir kaç balık öldü böyle çok sevgiden:)
yine de kahırlanmayacağım. (bu da en çok eleştirildiğim yönüm ama dedim ya ben böyleyim)
benim için bardağın dolu tarafına bakmak her zaman kıymetli, yol ne kadar zorlu da olsa elimde kalan yarım bardak suyla yoluma devam edeceğim. Kim bilir… Belki bir gün, tam da beklemediğim bir anda yağan sağanak bir yağmur, eksik kalan bardağımı hak ettiği şekilde tamamlar.
lizacakır
