Bazen yaşam, bizi durmaya, düşünmeye ve yeniden tazelenmeye zorlar. Kalbimizi bir nadas sürecine sokar.
Binbir emekle büyüttüğün, sevgiyle yeşerttiğin bir ilişki artık gitmesi gereken yere doğru yola çıkmıştır. Çoktan…Anılar birer birer düşer zihnine. Gülümsersin… Ve gün batarken, gecenin karanlığında anılarına sımsıkı sarılırsın. Sabah hiç olmasın istersin ve kendi karanlığında elinde kalanları en kutsal emanet sayarsın sanki bir gün geri vermen gerekecekmiş gibi ve kimse dokunsun istemezsin, en saf haliyle korumak istersin…
Ama her zaman olduğu gibi… Her gecenin mutlaka bir sabahı vardı işte… Ne beklediğinden erken, ne de dilediğinden geç. Tam olması gereken zamanda , olması gerektiği gibi…
sürece DİRENMEK KÖR BİR DÖVÜŞtür…
İstemsizce açarsın pencereni. Önünde yabani otlarla kaplı, kocaman bir tarla. Bakımsız, sevimsiz, verimsiz…Nerden başlayacağını hatırlamak istemezsin… Kendinle bitmeyen kavgaların,sessiz çığlıkların da faydasızdır. Bilirsin… Sürece yeniden bir şekilde dahil olacaksın çünkü sen bütünün bir parçasısın ….
Ve sonra…
Günler geçer. Önce o tarlanın etrafında dolanırsın sadece. Ne yapacağını bilemeden. Ellerini toprağa değdirmeye korkarsın. Çünkü bilirsin ki, dokunduğun yerlerde kabuk tutmuş yaraların yeniden kanayacaktır.
Ama sonra, yavaş yavaş, çözülür içindeki düğüm.
Bir sabah, sadece bir tutam yabani otu sökersin. Belki gözlerin dolar, belki ellerin titrer… ama o ilk adımı atarsın.
Ve devamı gelir.
Toprağı havalandırırsın. Her kürek darbesiyle geçmişin tortuların içinden yeni bir nefes çıkar. Bazen yorulursun, bazen duraksarsın, ama pes etmezsin. EDEMEZSİN… güçlü olduğundan da değil geriye bakacak kadar bile takatin kalmadığından PES EDEMEZSİN.
İlk yağmurla birlikte toprak suya doyar.
İçine aldığın her damla, belki yeniden yeşerir umuduna sarılırsın. Sabırla beklersin. Ne acele edersin ne de zamanı zorlarsın. Bilirsin artık; her tohum, kendi vaktinde filizlenecek.
Ve bir gün fark edersin: O çorak sandığın toprakta, yepyeni bir filiz baş göstermiş. Belki henüz narin, belki kırılgan… ama bir o kadar da umut dolu.
İşte o an, kendine sessizce gülümsersin. BAŞARDIN!
Çünkü bilirsin ki, sevgiyle emek verilen her şey, zamanı geldiğinde mutlaka karşılığını alır.
Her son, bir başlangıcın kıyısıdır aslında…
Ve her nadas, aslında ruhun yeniden nefes alması içindir. İlmek ilmek binbir emekle işlediğin o toprak, yeniden sadece KENDİNE hazırdır.
Ama bu sefer kendinden eksiltmeden…
kalbi kalbime denk tüm nefeslere
SAYGILARIMLA
lizaçakır
